Sevdiğimiz birini ya da hayatımızda önemli bir yeri olan bir şeyi kaybettiğimizde yas, kaçınılmaz bir süreç olarak hayatımıza girer. Yas sevginin bir başka hâlidir ve herkes onu kendine özgü bir biçimde yaşar.
Yasın doğru bir yolu yoktur
Yas; üzüntü, özlem, öfke, suçluluk, inanamama ve zaman zaman rahatlama gibi birbirine zıt duyguları bir arada içerebilir. Bu duygular dalgalar hâlinde gelip gidebilir ve belirli bir sıraya ya da süreye uymak zorunda değildir.
Kendinize alan açmanın yolları
Duygularınıza izin verin. Ağlamak, öfkelenmek ya da hiçbir şey hissedememek… Hepsi yasın parçası olabilir. Duyguları bastırmak yerine onlara alan açmak, sürecin doğal akışını destekler.
Bedeninizi gözetin. Yas uyku ve iştahı etkileyebilir. Basit rutinleri sürdürmek, kısa yürüyüşler ve düzenli öğünler bu dönemde destekleyici olabilir.
Kaybınızı anlatın. Güvendiğiniz kişilerle kaybettiğiniz kişiyi ya da şeyi konuşmak ve anıları paylaşmak yalnızlık hissini azaltabilir.
Anlamlı ritüeller oluşturun. Bir mektup yazmak, bir anı kutusu hazırlamak ya da özel günlerde küçük bir anma yapmak, kaybedilenle yeni bir bağ kurmanıza yardımcı olabilir.
Ne zaman destek almalı?
Kaybın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen acı hiç hafiflemiyorsa, gündelik yaşamınızı sürdürmekte zorlanıyorsanız ya da kayıp ani ve travmatik biçimde yaşandıysa profesyonel destek almak iyi gelebilir. Yas terapisi kaybı unutmayı değil; kaybedilenle anlamlı bir bağ kurarak hayata yeniden katılmayı amaçlar.
Kendinize ya da yaşamınıza zarar verme düşünceleriniz varsa lütfen beklemeyin ve 112’yi arayın.