Psikosomatik Rahatsızlıklar

Beden ve zihin birbirinden ayrı değildir. Bedeninizin dili, bazen sözcüklere dökemediğiniz duyguları anlatıyor olabilir.

Tıbbi tetkiklerde açıklanamayan baş ağrıları, mide-bağırsak şikâyetleri, kas gerginliği, yorgunluk ya da çarpıntı gibi belirtiler; stres ve duygusal yüklerle yakından ilişkili olabilir. Bu belirtiler gerçektir ve hayatı zorlaştırır.

Terapide bedensel belirtilerinizi ciddiye alarak, onları tetikleyen duygusal ve yaşamsal etkenleri birlikte keşfediyoruz. Gerektiğinde hekiminizle iş birliği içinde ilerliyoruz.

Psikosomatik rahatsızlık nedir?

Beden ve zihin arasındaki bağ

Psikosomatik rahatsızlıklar, psikolojik etkenlerin bedensel belirtilerin ortaya çıkmasında, şiddetlenmesinde ya da sürmesinde rol oynadığı durumlardır. Stres altında beden alarm hâline geçer; bu durum uzun sürdüğünde çeşitli şikâyetler ortaya çıkabilir.

Bastırılmış duygular, uzun süreli stres, travmatik yaşantılar ve tükenmişlik bedensel belirtilerle kendini gösterebilir. Bu, belirtilerin “hayali” olduğu anlamına gelmez; aksine beden gerçek bir yük taşımaktadır.

Bütüncül bir terapi yaklaşımı; stresle baş etme, duyguları tanıma ve ifade etme, beden farkındalığı ve nefes çalışmalarıyla belirtilerin azalmasına katkı sağlayabilir.

Ne zaman destek almalı?

Tıbbi açıklaması olmayan tekrarlayan şikâyetler

Tıbbi değerlendirmede belirgin bir neden bulunamayan ya da tedaviye rağmen tekrarlayan bedensel şikâyetleriniz varsa ve bu şikâyetler stresli dönemlerde artıyorsa psikolojik destek almak iyi gelebilir. Bedensel belirtiler için öncelikle hekim değerlendirmesi yapılmış olması önemlidir.

Size nasıl destek olabileceğimi konuşmak için randevu oluşturabilirsiniz.

Sık görülen psikosomatik belirtiler

Gerilim tipi baş ağrıları ve migren atakları stresle yakından ilişkili olabilir. Stres yönetimi ve gevşeme teknikleri atakların sıklığını azaltmaya katkı sağlayabilir.

Hassas bağırsak sendromu, hazımsızlık ve mide ağrısı gibi şikâyetler duygusal durumla sıkı bir bağ içindedir. Bağırsak ile beyin arasındaki iletişim bu bağın temelinde yer alır.

Boyun, omuz ve sırtta yerleşen gerginlik, sürekli tetikte olma hâlinin bedendeki yansıması olabilir. Beden farkındalığı ve nefes çalışmaları bu gerginliği fark etmeye yardımcı olur.

Uykuya dalmakta zorlanma, sık uyanma ya da dinlendirmeyen uyku; kaygı ve stresle karşılıklı olarak birbirini besleyebilir. Uyku düzeni ve zihinsel rahatlama üzerine çalışılır.

Tıbbi nedeni dışlanmış çarpıntı, göğüste sıkışma ve nefes darlığı hissi kaygının bedensel ifadesi olabilir. Bu belirtileri anlamak korkuyu azaltır.

Dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk hissi; uzun süreli stres, depresyon ya da tükenmişlikle ilişkili olabilir. Terapide enerjiyi tüketen etkenler birlikte ele alınır.

Faydalı yazılar

Ruh sağlığınız için bilgiler ve öneriler

Sakin suda yüzen, boş kâğıtlardan katlanmış kâğıt kayık

Sınav Kaygısıyla Baş Etmek: Ergenler ve Aileler İçin Rehber

Karşılıklı duran iki sandalye ve aralarında ışıktan bir kurdele

Çift Terapisi Ne Zaman Düşünülmeli?

Loş, sıcak bir ortamda yanan tek bir mum ve süzülen yapraklar

Yas Sürecinde Kendinize Nasıl Alan Açabilirsiniz?

İçinde yiyecek yerine renkli duygu formları dönen bir kâse

Duygusal Yeme: Açlık mı, Duygu mu?